Ana Sayfa HAKKIMDA

HAKKIMDA

Beni ben değil, yakınlarım anlatsın istedim.

‘Tanıdığım günden beri gezmelere doyamayan, Akdeniz bölgesindeki tüm dağlara bayırlara hakim bir dağ keçisidir. Evet keçi gibi inatçı olduğu da doğrudur.:) Dönem dönem, yemek yemek yemeden dağ ve orman havası ile beslendiğini düşünüyorum. Öyle ki şehirde kalınca; yerini beğenmemiş bir orkide gibi, çiçek açmak bir yana, yapraklarını hooop diye aşağı salıverir. Bazen uyku, bazen uçak moduna geçer.
Doğaya, çevreye ve hayvanlara duyarlılığı tavan yapmış nadide bir Türk insanıdır. İnsanlara karşı o kadar duyarlı olmamak gerektiğini kendisine 10 yıldır hatırlatıyorum, belki işe yaramıştır.:)
Doğa rehberliğinin yanında Evrim, kendini tanıma yolculuğunda, bıkmadan usanmadan olayları, durumları ve yaptıklarını sorgulayan, zaman içerisinde büyük gelişim gösteren ve çevresindekilere gerektiğinde ışık olan ruhsal bir rehberdir de sevgiler.. ‘

Özlem ÖZMEN

‘Evrim’in 2 tutkusu var bence vazgeçemeyeceği; Biri kitap, diğeri ise doğa.
İlkokuldayken sürekli kitap okurdu, yolda yürürken bile.Çevre ile bağını koparırdı kitap okurken hatta o kadar koparırdı ki annem kitap okumasına kızdığı için yorganın altında falan okumaya çalışırdı:)
Daha sonra diğer tutkusu olan doğa aktiviteleri onun çevre ile bağını koparmaya başladı. En azından başlangıçta haftasonları diyelim:)Antalya ve çevresinin dağlarını, koylarını, kamp alanlarını, bitkilerini öyle iyi biliyorki şu anda.Özellikle yaz aylarında telefonu hiç susmuyor. Arayanlar nerede kalalım, nasıl gidelim gibi sorular soruyor genelde ve sevgiyle yönlendiriyor onları..
Tutkusuz yapılan hiçbirşey başarılamaz ve ben bu bloğun da tutkuyla yapıldığı için çok başarılı olacağını düşünüyorum.
İnsana, doğaya, hayvanlara ve kitaplara olan tutkun hiç bitmesin Evrim Çetiner.
Sevgiler, ‘

Özlem Çetiner

‘Ben hayatımda taşı toprağı doğayı bu kadar seven birini görmedim. Yani kaçımız yürüyüş yaparken ağaçlara sarılır ki? Doğadayken onu uzaktan izleyin; ne kadar kendinden emin, ne kadar mutlu ve huzurlu olduğunu göreceksiniz. Evinde gibi. Doğal hayattaki her şeyle arasında özel bir bağ, herhangi birimizin kuramayacağı bir iletişim olduğuna inanıyorum ben onun. Ayrıca gördüğüm en iyi rehber çünkü anlattığı şeye aşık. Nereye ne zaman gitmelisiniz, nasıl bir çadırda kalmalısınız, ekipmanlarınız neler olmalı hepsini size keyifle anlatır. İşte tam da bu sebeple bildiklerini sizlerle de paylaşması için başımın etini yiyenlerden biri de bendim. Umarım siz de bu blogu okurken bizim kadar keyif alırsınız öğrendiklerinizden..’

Sevgi YAZGAN

‘Ben, Evrim Çetiner’in canlıları ve doğayı çok sevdiğinden, her canlının yardımına koştuğundan ve dahası çevresindeki herkesi yardıma seferber ettiğinden bahsetmeyeceğim. Evrim’i tanıyan herkes bu özelliklerini bilir ve bunlar onun elbisesi gibidir.

Evrim’in beyni pozitif çalışır. Olaylara bakış açısı farklıdır, durumları önyargısız değerlendirir ve yüksek empati kabiliyeti sayesinde karşı taraf hep haklıdır.
Hararetle bir olay anlatırsın. Hiç şüphesiz haklısındır. Evrim bir yorum yapar. Kısa bir sessizlik… “Yalan mı ama?” der. O da, karşı taraf da haklıdır. Ben niye böyle düşünmedim diye hayıflanırsın.
Bu kadar çok seven ve sevilen olmasının asıl sebebi budur bence…

Evrim Çetiner’in okuduklarını, yazdıklarını, yaşadıklarını tüm içtenliğiyle paylaşacağına inanıyorum. Yaşam coşkusu ve enerjisini, sizlere de bulaştıracağına inandığım gibi…’

Özlem OĞUZ

‘Öyle şeyler yapar, öyle şeyler söyler ki bazen; bu dünyaya ait olmadığını düşündürür insana… Bir masal kahramanı gibi…
Bazen Polyanna olur, her durumda umut aşılar dokunduğu herkese… Herşeyin herkesin her olayın bir iyi yönü vardır ve bunu bizim kıvırcık Polyanna gösterir insana…
Heidi gibidir… Hayatınızda bir kez de olsa Evrimle dağa çıktıysanız ne demek istediğimi anlardınız… Şehirden uzaklaştıkça çocuklaşır, şehirden uzaklaştıkça kendini bulur… Yürümesi koşması değişir, kahkahası değişir… Her gittiği dağda bayırda bir Joseph bulur mutlaka… Bütün köpekler hatta bütün hayvanlar Josephidir onun… Bazen bir karınca bile… En son benim mutfağı basan karıncaları beslemeye kalktığında farkettim 😉
Dedimya işte bu dünyanın insanı değildir o…
Enerjisi, doğa ve hayvan sevgisi, ve iyiliği bulaşıcıdır…
Ne mutlu bana ki, hayatına dokunduğu şanslı insanlardanım…
Şimdi Evriâlem’le, daha çok insana bulaşacak onun hiç bitmeyen yaşam enerjisi… Madem kapısını araladınız bizim kızın dünyasının, girin içeri… Gezin görün tadını çıkarın… Zaten 3. gün kendinizi muhteşem bir doğada kamp ateşinin başında bulacaksınız…’

Ceyda GAMZELİ

Evrim böyle bir şey daha önce neden yapmadı bilmem diyemem çünkü kibirsiz ve mütevazidir benim dostum . Yıllarını yaşamını ve de hayatını insanlara , doğaya ve hayvanlara adamış yegane insanların başında gelir. Organizasyon yeteneği benim gözümden 100 üzerinden 1000 dür çünkü insanları iyi gözlemler. Dostluğun, arkadaşlığın ve de yaslanılacak bir omuzun tek adresidir kısacası EVRİALEM dir o. Görüşemesen de konuşamasan da  o hep oradadır ( küsmez yani  ) en çok istediği işi yapmaya gayret gösterse de bence asıl yapması  doğayı ve insanları bir araya getirmeyi çok iyi başaran kişi olarak bu işte ilerlemesidir. Son yıllarda bunu başararak çok iyi işler çıkardı. Böylelikle dünyaya açılarak çok daha güzel işler başarman dileğimle yolun açık olsun güzel insan … ( Bizleri hep bir araya getir emi Seviliyorsun hemde çok )

Onur GÜNEŞ

Özgürlük mü? Lütfen kimse kendini kandırmasın! Özgür olmak için ilk önce korkmamayı öğrenmek lazım ve bunu öğrenmek için ya binlerce kez korkuyla yüzleşmek ya da hiç korkuyu görmemek gerekir. İşte Evrim bence ikisini birden bilen nadir kişilerden.

Gezmek, görmek, fotoğraf çekmek, yazmak bir yana; bir de o anı doyasıya yaşamak apayrı bir şey. İşte sen bu yüzden farklısın. Yanınında kim olursa olsun eğer sen istemiyorsan senin özgürlüğün var.

Ve işte doğa bu..

Veya sen doğasın…

Bahadır KAPLAN